top of page

Üretken Yapay Zeka ve Stüdyo Müzisyenlerinin İş Gücüne Etkisi

  • Yazarın fotoğrafı: Orçun Ayata
    Orçun Ayata
  • 16 saat önce
  • 1 dakikada okunur
A trumpet and a microphone in a studio

Müzikte yapay zeka 1957 yılına kadar uzanmakla birlikte, Suno ve Udio gibi yeni araçlar üretimi demokratikleştirerek kullanıcıların mevcut büyük miktarda veriyi analiz ederek besteler üretmesine olanak tanıdı. Deezer gibi hizmetlere yüklenen şarkıların yaklaşık %34'ü tamamen yapay zeka tarafından üretildi. Günlük olarak tüm platformlarda yayınlanan 112.000 parçanın neredeyse yarısı bir şekilde yapay zekadan yararlanıyor.


Bu değişimle beraber müzik yaratıcılarının gelirlerinin %24'ünün 2028 yılına kadar risk altında olacağı tahmin ediliyor (CISAC, 2024). Zaten genellikle finansal istikrarsızlık ve ikinci işlere bağımlılık ile karşı karşıya olan profesyonel müzisyenler, rollerinin değiştiğinin farkında. Temel yaratıcı çalışmalar yerine dijital pazarlarda giderek daha düşük ücretli “düzeltme” işlerine itiliyorlar veya hatta canlı konserler için yapay zeka tarafından üretilen bölümleri öğrenmek ve icra etmek üzere çalıştıkları da oluyor.


Şarkı üreticilerinin yükselişine rağmen profesyonel kullanım amatör kullanımdan farklı. LANDR’ın 2025 Kasım’da yayınladığı rapora göre, profesyonellerin %79'u teknik görevler için yapay zekayı kullanırken sadece %29'u şarkı üretmek için kullanıyor. Profesyoneller, teknik ve tanıtım çalışmaları için yapay zekayı büyük ölçüde olumlu görüyor (%70) ancak yaratıcı görevler için daha az kabul ediyorlar (%46).


YZ, binlerce dolara mal olabilen pahalı profesyonel kayıtlara düşük maliyetli bir alternatif sunuyor. Ancak bu verimlilik sanatçıların izni olmadan stillerinin taklit edilmesi ve insan teknik becerilerinin potansiyel olarak değersizleştirilmesi konusunda etik endişeleri beraberinde getiriyor.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page